BLOG

blog'a geri dön

21 yorum var - 04 Temmuz 2008 17:38

zamanın başlangıcından beş altı ay önceydi,
henüz hiçbirşeyin miladının öncesi bile değildi,
insanlar için keşfedilecek peşindende fethedilecek o kadar çok şey vardıki,turnusoulun babası ilkönce turnusoulun annesini keşfetti,
bu keşiften bir hafta sonra otuz iki yaşında doğarak yenibir keşif yaptı,aslında bu bir keşif sayılmazdı çunki henüz zaman başlamamıştı,
turnusoul bir gün annesine küsmüştü,zaten bir kedisi bilem yoktu ve karnıda acıkmıştı bunu farkettiğinde ana olum küsmeyi keşfettim diye evreka evreka diye baara baara koşarkene üzerine basarak kaydıı manda boku sayesinde ski yapmayı keşfederek ulan kaymak ne zevkliymiş ben bunun bir kitabını yazayım diyerek açtığı yontma taş atölyesinde ilk yazıt imalat vede tadilat işini kurarak esnaflaşmayıda keşfederek insanlığa sunmuştur,
ilk kitabını on beş yılda yazmıştır,kitabı allayıp pullayıp babasına satarak kazandığı ilk parasıyla sermayeyi keşfetmiştir,
henüz kimse okumayı keşfetmediği için yazdığı kitabın içeriği hakkında elimizde bir bilgi yoktur,
karnını doyurmak için çıktığı balıkta avında oltasının sapına takacağı misinası olmadığı için balıkları ızgara ile tutarak bir ilke imza atmış fakat kayığı keşfetmesine rağmen küreği keşfetmeyi unuttuğu için denizin gel git yapmasıyla bu günkü sosyomat adası sahillerine vurmuştur,
yarı baygın bir şekilde kumsalda yattığı bir tarihte(hangi tarih bilmiyoz)kirja isimli bir sosyomay yerlisi dilber tarafından ağsına nefes üflenerek hayata döndürüldüğünde ilk suni teneffüsüde keşfetmiştir,
kirjayı gördüğünde bir an elini cebine atıp cep telefonunu çıkararak kirjanın güzel yüzünün fotografını çekmek için hamle yaptığında henüz pantolon cebini keşfetmediğini hatırlayarak kirja tarafından kınanmıştır,
bu kınama günümüz insanlarınca gelinleri masustan ağlıyormuş gibi bir numaraya sevkeden kına gecesi olarak halen örf vede ananelerimizde kullanılmakta olup zaman zaman deniz baykalında kullanacağı bir huy haline gelecektir fakat o zamanlar deniz baykal henüz keşfedilmemiştir,
tarihini bilmediğimiz bir gün ,güneş dünyanın tam tepesindeyken kafası ısındığı için ağaçtan kopardığı büyükçe bir yaprağı kafasına koyarak ilk şapkasız çıkmam abi isimli şapkasını keşfetmiştir,
yine günlerden bir gün henüz günler isimlendirilmemişken kirja kirja evde bişey kalmamış hade pazara gidelim dediğinde pazar gününü keşfetmiştir,,
pazarcılardan bazıları pazara pazar günü gelmediği için her pazarcıya başka isimler takmıştır,örneğin hıyar satan salih başka günler gelmektedir ve onun geldiği günlere kısaca sali diyerek yı,iran halısı satan perslinin geldiği güne embe demiştir,
bununlada yetinmeyerek bir gün aybaşına tanık olmuş ve ayıda keşfetmiştir,
tüm bu keşifleri zaman için önemli evreler olmuş ayriyeten bir kış günü battaniye altında şömine karşısında şarap içip dvd seyrettiğ bir cineyt arkın filminde bizanslılarla savaşan battal gazinin kolundaki seiko beş marka saati görünce zamanın başlamasına sebep olmuştur,
kendisini biografisini kaleme aldığım bu eserde hiç rakam kullanmamamın tek sebebi ise rakamları henüz keşfetmeyişidir,
ayrıca

Dur okuycam şimdi :)

Turnusoul  04 Temmuz 2008 17:40  

Ulen alçak Kirja demiş durmuşsun. Saymam ben bunu ahaha :)

Turnusoul  04 Temmuz 2008 17:42  

Yarısına verdim puanı haberin olsun.

Turnusoul  04 Temmuz 2008 17:43  

büyük adammış vesselam bu turnusoul efendi

bedef  04 Temmuz 2008 17:44  

Eline sağlık.

Turnusoul  04 Temmuz 2008 17:45  

:) afiyet olsun abi

MONZA  04 Temmuz 2008 17:46  

turnusol arkadaşımızla hiç muhabetimiz olmadı şimdiye kadar ama kankam sayesinde tanımış oldum.
üzerine basarak kaydıı manda boku sayesinde ski yapmayı keşfederek ite burası harika koptum :)
kirjanın monzayı seven arkadaşını da beslemek görevi verilmişti bana ama unuttum sanırım :)
kankam kızıcak :))

monaliza  04 Temmuz 2008 17:46  

Ağzımdan iradem dışı alınmış bilgilerin bir kısmı ifşa edilmiş ona yanıyorum.

– Örnek: Manda boku olayı :)

Turnusoul  04 Temmuz 2008 17:48  

monza kendine geliyor..Uguh!

depresifik  04 Temmuz 2008 17:49  

:) dua et abi şanslı günündesin,
sırf bir kadeh kırmızı şarabın hatırına çok insaflı davrandım

MONZA  04 Temmuz 2008 17:51  

:)depro kendini nasıl hissediyorsun toprağım hazırmısın

MONZA  04 Temmuz 2008 17:52  

– Çıınn!

Turnusoul  04 Temmuz 2008 17:54  

ben her zaman hazırım' da... korkmama gerek var mı,acaba??? demeden de yapamıyorum:))))

depresifik  04 Temmuz 2008 17:55  

MONZA iş başında:)
Turnusoul geçmiş olsun:)

simm  04 Temmuz 2008 18:09  

sanırım sıra depro da :)

monaliza  04 Temmuz 2008 18:10  

bana kastı var monacığım,
kötü şeyler hissetmekteyim...
yakacak bu hemşerim beni:))))

depresifik  04 Temmuz 2008 18:12  

Hayatı keşiflerle geçen bu yüce kişiye bağlılığımı bildiriyorum:=))

omerik  04 Temmuz 2008 19:12  

benim puanım bibuçuk. :)

Kirja   05 Temmuz 2008 15:53  

gönlün zengin senin:)

MONZA  05 Temmuz 2008 15:55  

öyledir. :)

Kirja   05 Temmuz 2008 15:58  

öle öle

MONZA  08 Temmuz 2008 16:46  
bu yazıya puanı basanlar:

MONZA hakkında:

02.12.1940 doğumlu, 67 yaşında. şu an yaşadığı yer Rize.